AYNALANMA GEREKSİNİMİ

AYNALANMA GEREKSİNİMİ

Aynalanma, HeinzKohut’un kendilik psikolojisi kuramının temelinde yer alan bir kavramdır. Bu yazımızda aynalanmanın birincil ve ikincil tipini, sonrasında da gelişimdeki yerini inceliyor olacağız.

Birincil Aynalanma

Birincil aynalanma gereksinimi, kişinin görülüyor olmaya ve kabul edilip onaylanmaya olan gereksinimidir. Bu gereksinim, duygularının veya yeteneklerinin çeşitli cümlelerle kişiye aktarılması ile doyurulabilmektedir. Örneğin karşımızdaki bir kişinin canı sıkkın olduğunu düşündüğünüzde ‘canın sıkkın görünüyor, bunun farkındayım’ gibi cümleler ya da herhangi bir çabasına şahit olduğumuz durumda takdir edici, onaylayan cümleler ile kişiyi gördüğümüzü, anladığımızı, onun farkında olduğumuzu hissettirebiliriz.

İkincil Aynalanma

Öncelikle güçlü olan öteki kişi ile bir özdeşim kurulmaktadır. Bu özdeşim o güçlü kişinin bir parçası gibi hissetme durumunu açığa çıkarır. İkincil aynalanmagereksinimi de, o güçlü kişinin bir parçası gibi hissederek kendini güvende hissetme gereksinimidir. Bir başka deyişle bir çocuğun stresli yaşam olaylarında sahiplenilme, kapsanma, korunma hissine duyduğu ihtiyaçtır. Güçlü gördüğü anne ile babasının gücü ona bir kalkan olacak ve kendini emniyette hissedecektir.

Çocuk Gelişiminde Aynalanmanın Yeri ve Önemi

Çocuğun hayatında bu gereksinimi karşılayacak olan önemli öteki kişiler, ebeveynleri olmaktadır. Aynalanma gereksinimleri sağlıklı kendilik gelişimi için oldukça önemlidir. Çocuğun ebeveynleri ile olan ilişkisi düzenleyici bir özelliktedir. Bebek, dünyaya geldiğinde kendi duygularını tanıyabilecek, düzenleyebilecek bir sistemden yoksundur. Ebeveynlerin bu düzenlemeyi onun yerine gerçekleştirmesine ihtiyacı vardır. Duygularını gören, tanıyan ve onları adlandırıp etiketleyen ebeveyn varlığı gerekmektedir. Burada çocuklarının aynalanma ihtiyacı devrededir ve bu ihtiyacın karşılanıyor olması, duygu düzenleme becerilerinin de temelini oluşturmaktadır.

Birincil aynalanma, bir taraftan çocuğun ebeveyni için önemli olduğunu ve var olduğunu anlama gereksinimi olmaktadır. Çocuğun o an yaşıyor olduğu duygunun görülmesi ve farkında olunması, birincil aynalanmayı karşılamaktadır. Çocuğun destekçisi ve güçlü ebeveynleri olarak arkasında duracak bir dayanak olduğunun hissettirilmesi ise ikincil aynalanmayı karşılamaktadır.

Aynalanma ile çocuklar, duygularını tanıyarak isimlendirmeyi, onları bastırmamayı ve duygularıyla birlikte kendilerini ifade etme becerisi kazanırlar. Bu durum, olumsuz duygular da söz konusu olsa kabul edilip, anlaşıldığını hissettirir ve duygularını baskılamaya gerek duymadan sağlıklı ruhsal gelişimin adımlarını da atar.

 

Kaynak

Küçük, B.T. ve Ağaoğlu, G. (2019). Annenin geçmişi, çocuğun geleceği. Türkiye Bütüncül Psikoterapi Dergisi, 2 (3), 77-93.

 

Diğer psikoloji yazılarımız; www.insancaakademi.com/category/psikoloji/

 

Benzer içerikler için İnstagram sayfamızı ziyaret etmeyi unutmayın!