Alev Alatlı’nın Schrödinger’in Kedisi Kâbus romanı ile George Orwell’ın 1984 romanını, distopik rejimin insanlara nasıl baskı kurduğunu açıklama ve distopik rejimlerin insanın spritüal yönünü insanların duygularını nasıl sömürdüğünü açıklar
Kendimizi, içinde bulduğumuz bu dünyayı nasıl anlayabiliriz? Evren nasıl devinir? Gerçeğin doğası nedir? Bütün bunlar nereden geldi? Evrenin bir yaratıcıya ihtiyacı var mı? gibi sorularla felsefe ve bilim açısından yaklaşımlarda bulunu
Düşüncelerimizi daha olumlu ve rasyonel bir çerçevede dönüştürüldüğümüzde ise terapötik (iyileştirici) bir etki yaratacaktır.
Christy’nin zor olan doğumuyla başlamaktadır. Annesi Christy’e yemek yedirmeye çalışırken kafasını tutamadığını, daha sonra ellerinin hep sıkı sıkıya yumruk olduğunu henüz dört aylıkken fark etmiş ve onda bir gariplik olduğunu düşünmeye başlamıştır.
Berrak, bir kitap yazmaya karar verir. Ancak uzunca bir süre tek kelime yazamaz. Yazamadığı için motivasyonunu kaybeder. Motivasyonunu kaybettiği için yazamaz. Bu kısır döngü uzun süre bu şekilde devam eder.
İlk olarak 1897’de yayınlanan kitapta, Jonathan Harker adından bir avukat var ve bu avukat Drakulanın Doğu Avrupa’daki Transilvanya şehrine seyahat ediyor
Nikolay Gogol tarafından yazılmış bir şaheser olan Palto Rus Edebiyatı’nın kısa hikayelerinden biridir. Bu eserin Rus Edebiyatı için ne kadar önemli olduğunu bir alıntıdan anlayabiliriz: “Biz Gogol’un Paltosu’ndan geliyoruz.”.

